وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْ

Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. (Al-i İmran : 103)

Türkiyenin Kur'anı Kerim Radyosu

Çarşamba,13 Aralık 2017
  17-02-2014 18:32
ALDATILMIŞLIĞIN BEDELİ
Anamızdan doğduk, padişahların vatan haini, zevkü safa düşkünü olduğu öğretildi bize. Hele Vahdettin var ya o tümden haindi.O günkü çocuk aklımla, adamı bir ele geçirsem, bana empoze edilen anlayışla derisini diri, diri yüzerdim.
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 yorum yapılmış.
ALDATILMIŞLIĞIN BEDELİ Anamızdan doğduk, padişahların vatan haini, zevkü safa düşkünü olduğu öğretildi bize. Hele Vahdettin var ya o tümden haindi.O günkü çocuk aklımla, adamı bir ele geçirsem, bana empoze edilen anlayışla derisini diri, diri yüzerdim. Şimdi biri çıktı, Vahdettin vatan haini değildi dedi çıktı.Etraftan bir sürü Prof etiketli adam da bu konuşmanın sahibine destek verdi.Hatta ufaktan bir iki hata zikrederek, Vahdetinin bunun dışında bir kusuru yoktur, dediler. Kendi kendime düşünüyorum; acaba bu adamlar, bu bilgilere yeni, yeni mi ulaşıyorlar? Yoksa eskiden biliyorlardı da bazı nedenlerden dolayı mı bunu ifşa edemiyorlardı? Ya da yaklaşan ölüm korkusuyla arkasından hayırla yad edilebilecek birkaç cümle söyleme gereği mi duymuşlardı? Her ne sebeble olursa, olsun eğer Vahdettin vatan haini değilse benim aldatılmışlığımın oluşturduğu travmanın manevi zararlarını kim telafi edecek. Benim gibi beyni böyle aldatılmışlık psikozuna düşmüş olanların durumu ne olacak? Mezarda yattığı yerde, hak etmediği halde, okuduğumuz lanetler sonucu ortaya çıkan tablodan dolayı biz Vahdetinle nasıl hesaplaşıp, helalleşeceğiz. Aslına bakarsanız, ben bana anlatılan bu hikayelerde bir çelişki olduğunu seziyordum her zaman.Nasıl, derseniz? Şöyle; öğretmenlerimiz Türklerin tarih içinde bir çok devletler kurduklarından bahsederken, Osman beyin bir çadırdan bir devlet meydana getirdiğini ve bununla viyana kapılarına kadar dayandığını övünçle anlatırken, edebiyatçılarımız da Osmanlı döneminde ortaya konmuş edebiyatı ballandıra, ballandıra anlatıyorlardı.Fakat ne oluyorsa yirmi üç nisanlarda birden konuşmalar değişiyor, ellerine zincir bağlanmış kız öğrencilerimiz caddelerde, bayram alanlarında boy gösteriyor ve çağın gerekleriyle aydınlanmış gençlerimiz gelerek o zinciri kırıyor ve kızlarımızı çarşaftan çıkararak kurtarıyordu.Ardından bir nutuk padişah ve halifeye insanımızı karanlığa sevk ettiğinden dolayı lanet okuyordu.İyi ki çağdaş dünya vardı, iyi ki kurtulmuştuk. Bu anlatılan tablo içersinden Osmanlının kötü birileri olmadığı zamanla ortaya çıktı, çünkü bizzat devlet Osmanlının kuruluşunun 700. yıl dönümünü kutladı, ardından nutuklar atılmaya başlandı; Amerikanın eyalet sistemi Osmanlıdan alınmış, falan. Eee o zamana kadar nerdeydiniz be birader. Bunları zamanında söylemeye yüreğiniz mi yetmedi, bilginiz mi? Elbetteki yüreğiniz. Sonra ne oldu; her yirmi üç nisanda vatanı sattırdığımız Vahdettin günahlarından arındırıldı.Sırada ne var hilafet, bir gün birileri çıkıp hilafetin çok iyi bir şey olduğunu dünya Müslümanlarının organize edilmesi adına mutlaka ihya edilmesi gerektiğini söylerse bu iş tamam olacak.Belki bu arada geçmişine söverek rahatlayan bazı psikopatların elinden oyuncakları alınmış olacak ama olsun, zaten onlar geçmişine söverek rahatlama hastalığına sahip oldukları için onların kusuruna bakılmaz. Şimdi birileri çıkarak yıllardır aldatılmış olduğumuz bu konulardan dolayı uğradığımız manevi zararın telafisi ve hakaret edilenlerin manevi onurları için tazmin davası açabilir mi? Birileri diyordur ki, bu kadar gerçeğin su yüzüne çıkabilmesi için uzun zaman geçmiştir, ancak bu kadarını söyleyebildik, daha ne istiyorsun? Ne mi? Bana ait olan ve kendisi hakkında yanıltıldığım ne kadar doğru varsa hepsini. Ben ve benim neslimin daha fazla aldatılmaya tahammülü kalmadı artık. Hani bir slogan vardı, ÖZGÜRLÜK HEMEN ŞİMDİ diye. Ben de diyorum ki gerçekler hemen şimdi. Bütün bunların ardından bende oluşan haleti ruhiyenin ne olabileceğini tahmin edersiniz herhalde.Geçmişte bana verilen bilgilerin hangileri yanlış hangileri doğru acaba? Bu kuşku bilgiye değer veren insanları çıldırtabilecek nitelikte bir kuşkudur.Yarın bana tarihimle ilgili öğretilenlerin çoğunun daha gerçek olmadığı sahte kahramanların kahramanmış gibi gösterildiğini söyleyen biri daha çıkarsa ben ne yapacağım.Birileri yürekli davransın ne kadar bildiği gerçek varsa ortaya koysun, bir kere sarhoş olalım, değişik zamanlarda değişik vesilelerle teker, teker söylemeyin, altından kalkmak zor oluyor. Ee haydi ne duruyorsunuz. CELALETTİN SİPAHİOĞLU 03 08 2005
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 yorum yapılmış.
Yorum yapmak için tıklayınız...
 
 
MAKALELER
Celalettin Sipahioğlu
Yeter insanlık ölmesin
Abdurrahman Dilipak
Arif Hikmet Güner
Hasan Karakaya
Hırsızlık babadan evlâda geçer... Evlâttan babaya değil!
NAMAZ VAKTİ
HAVA DURUMU
Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü hava tahmini verilerine ulaşılamıyor