وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْ

Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. (Al-i İmran : 103)

Türkiyenin Kur'anı Kerim Radyosu

Cumartesi,21 Ekim 2017
  16-12-2014 06:51
Bizim İçin İslâm’dan Başka Sınır da Yoktur, Vatan da.
34 yıldır hicrette bulunan Selahaddin Eş Çakırgil, Türkiye'ye dönüşü ilgili açıklamalarda bulundu.
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 yorum yapılmış.

HAKSÖZ HABER

"1972-80 arasındaki zaman diliminde, gazetelerdeki günlük makalelerle, arkadaşlarımızla birlikte çıkardığımız dergilerle yazdıklarım yüzünden, ’devletin kısmen de olsa dinî esaslara göre yönetilmesini istemek’ gibi ağır suçlamalar yüzünden o zamanki ünlü 163. maddeden mâruz kaldığım mahkûmiyetler ve yargılamalar devam ederken..

Ülkemizin kurtarılması iddiası adına önceki nice askerî darbeler gibi ’12 Eylûl 1980’ tarihinde de bir kez daha gerçekleştirilen ’Askerî Darbe’ sonrasında, ihtilalcilerin pençesine kendi rızâmla düşmemek için yurt dışına çıkmak zorunda kalmış ve arkasından General Kenan Evren’in diktatörlük rejimi tarafından vatandaşlıktan çıkarılmıştım. Bu durumum 10 yıl kadar sürdükten sonra vatandaşlık sıfatım 1993’lerde iade edilmişti. Ama, yığınla dâvâlar ve cezai tehdidler yine sürüyordu. Bu yüzden, yine dönemiyordum doğduğum topraklara.. Here tarafı Rabbimizin olan geniş yeryüzünde on yıllarım geçti, böylece..

Üstelik,  önceki suçlamalarla yetinmeyen kemalist-laikler, 28 Şubat 1997 Darbesi ortamında, yeni suçlamaları da yüklemişlerdi, sırtımıza.. ’Kudüs Kurtuluş Ordusu’ ve benzeri gibi bir takım örgütler kurmakla ve onların yöneticiliğini üstlenmekle suçlanmıştım. Yalanı ve hayali güzel olsa bile, sahib olmadığımız meziyetleri sahiblenmemiz elbette düşünülemezdi. Ancak, laikliğin bin yıl süreceğini iddia eden kemalist generallerin elinde bir cendereye dönüşen laik yargı sistemi, hakkımda, bir terör örgütü yöneticisi suçlaması yaptı, interpol aracılığıyla yakalanıp iadem için hakkımda kırmızı bülten bile çıkardı..

İki sene kadar önce, o günlerin Hükûmet Başkanı’na, ’tutuksuz yargılamam için hukukî bir imkan varsa, gelip yargılanmak istendiğimi’ duyurmuştum. Ama, bir takım acaib eller devrede olduğundan, bu imkân bulunamadı.

Ama, o odakların gücü bugünlerde kısmen de olsa, zayıflatılır gibi.. Bu cümleden olmak üzere, 12 Aralık 2014 günü, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, ’ülkeye dönüp ifade vermem halinde, tutuksuz yargılanacağıma dair bir güvence belgesi verilmesi’ne karar vermiş..

Bu durumda, dönüşüm için gerekli olan işlemlerin yapılmasından sonra, doğduğum topraklara, ayrılışımdan 34 sene sonra, önümüzdeki günlerde dönmüş olacağım, inşaallah..

Ancak, bu kararın meydaya yansıtılması benim bilgim dışında olmuştur ve gürültülü ve gösterişli hareket etmek, uslûbuma da uygun değildir.

Yurt dışında da olsa, bulunulan her meşrû imkanla yerine getirmeye çalıştığım, kalem ve söz söyleme siperlerindeki vazifelerimi, doğru olduğuna inandıklarımı, bundan sonra, doğduğum topraklarda, cismen de hazır bulunarak tekrar dile getirmeye devam edeceğim, inşaallah..

Merhûm Muhammed İqbâl’in diliyle:

Bizim İçin İslâm’dan Başka Sınır da Yoktur, Vatan da.

Mail Yazdır Yorum Yaz 0 yorum yapılmış.
Yorum yapmak için tıklayınız...
 
 
MAKALELER
Celalettin Sipahioğlu
Yeter insanlık ölmesin
Abdurrahman Dilipak
Arif Hikmet Güner
Hasan Karakaya
Hırsızlık babadan evlâda geçer... Evlâttan babaya değil!
NAMAZ VAKTİ
HAVA DURUMU
Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü hava tahmini verilerine ulaşılamıyor