وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْ

Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. (Al-i İmran : 103)

Türkiyenin Kur'anı Kerim Radyosu

Çarşamba,13 Aralık 2017
  29-12-2013 12:28
DEMOKRASİ Mİ GÜLDÜRMEYİN ADAMI?
Kayserinin tabiriyle demokrasinin ne kadar elden yapma bir sistem olduğunu yaşadığımız şu kırk küsür yıl içinde çok iyi müşahade ettik.
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 yorum yapılmış.
DEMOKRASİ Mİ GÜLDÜRMEYİN ADAMI? Kayserinin tabiriyle demokrasinin ne kadar elden yapma bir sistem olduğunu yaşadığımız şu kırk küsür yıl içinde çok iyi müşahade ettik. Memleketin elli yılı hep yama ve tamir anayasaları yapmakla geçti. Kitaplarda, ansiklopedilerde okutulduğu zaman imrenilesi bir tablo ortaya koyan demokrasi kavramı, diğer kul yapısı sistemler gibi statükocuların karşısında zaaflarla dolu. Sistemi kuranlar sistemin işleyişiyle ilgili endişeye sahip olmadıkları dönemlerde demokrasinin üzerine bir sistem yok.Lakin sistemin kurgusu içinde yer almayan karşıt görüşlerin demokrasi oyunuyla işin başına gelmesi, sömürü kurgucularının hiç hoşuna gitmiyor. Ülkemizde ki refah partisi hükümeti ile ak parti hükümetine ülke içindeki statükocularla global emperyalistlerin bakışı ve Filistinde ki hamas hükümetine ve şimdilerde arap baharı ile gelen mısır cumhurbaşkanı mursiye global demokratların bakışı bu düşüncemizin doğrulanması için yeterli en yakın delillerdir. Zavallı halk oyun içinde oynanan oyunlardan habersiz her seçim sandığına gidişte yeniden kendini iktidar yapacağını sandığı kişileri sandıktan çıkarıyor.Ancak, sandıkla reel demokrasi arasındaki fark; sandığı vatandaşın önüne oyalama kağıdı gibi koyanların, istediklerinin sandıktan çıkmamasıyla ortaya çıkıyor. Yani sandığı vatandaşın önüne koyanlar sandıktan istediklerinin iktidara taşınmasını arzuladıkları için, kendini bilmez vatandaşın seçtiklerini pek tasvip etmiyor. O zaman devreye toplum mühendisliği gibi vatandaşı sürü mesabesinde değerlendiren kavramlar giriyor ve demokratların demokrasiye yükledikleri güdüleme anlamını keşfetme imkanı ortaya çıkıyor. Ben hiçbir zaman demokrasiye inanamadım, kul yapısı bir sistem olması bir tarafa; övgüsünü emperyalistler yaptığı için. Bana göre onların övdükleri şeylere dikkat etmek gerekiyor. İşin farkında olmadığımız dönemlerde, her seçim sonrası kullanılan oy miktarı göz önünde bulundurularak memleketin ulularından çokça; vatandaşımız demokrasiye olan inancını bir kere daha ortaya koymuştur nutuklarını dinlemiştik. Ve işin ilginci o dönemlerde inandığı dinin ne olduğunu bilmeyenler, yapılan demokrasi fazilettir nutuklarından fazlaca etkilenmişlerdi her halde ki İslam eşittir demokrasi hutbeleri irad etmeyi islama hizmet sanmışlardı. Demokrasiyi isteyenler ve övenler vatandaşı kolay manipüle ettikleri ve kolay şekillendireceği için tercih etmektedir. Hatta kabul etmeyenler binlerce kilometre öteden gelen demokrasi havarisi bir ülkenin askerleri tarafından ülkeleri işgal edilmek suretiyle bombalar, kan ve zulümle ikna edilmeye çalışılmaktadır. Komşularımızda ve İslam coğrafyasında bu olaylar zuhur ederken kendi ülkemizde de, vatandaşın bilmem ne kadar oyuyla iktidara gelmiş bir partiyi, yeni bir takım yutturmaca yöntemler kullanarak iktidardan uzaklaştırmayı meşru gösterecek tezgahlar hazırlanmaktadır.Altmış darbesi, otuzbir mart muhtırası, on iki eylul ihtilali, yirmisekiz şubat postmodern darbesi derken yeni bir kavramla kuşa bak, kuşa bak misali istenilmeyen hükümet yarım yamalak iktidar olduğu koltuktan edilecek. Danıştay saldırısı ve ardından başkaları, gelecek.Ve bir şekilde bu hükümete iktidar olmanın yolunu açacak olan cumhurbaşkanını seçtirmeyecekler. Bu iki kere iki dört eder kadar kesin görünüyor. Demokrasi tanrılarının kendilerinden başka güçlerin iktidar olmasına izin vereceğini sananlar bir kere daha şapa oturacaklar. Milletin çalınmış birkaç yılı daha çöpe atılacak. Demokratik yöntemlerle düşüncelerini millete empoze etmeye çalışanlar bir kere daha demokrasinin cehenneminde yanacaklar. Çünkü demokrasinin zebanileri topuzlarının ucunu yavaş yavaş göstermeye başladı. CELALETTİN SİPAHİOĞLU 22 05 2006
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 yorum yapılmış.
Yorum yapmak için tıklayınız...
 
 
MAKALELER
Celalettin Sipahioğlu
Yeter insanlık ölmesin
Abdurrahman Dilipak
Arif Hikmet Güner
Hasan Karakaya
Hırsızlık babadan evlâda geçer... Evlâttan babaya değil!
NAMAZ VAKTİ
HAVA DURUMU
Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü hava tahmini verilerine ulaşılamıyor